Orijinal Yazı: Normal, Human Infant Sleep: Feeding Method and Development

Yazar: Darcia Narvaez Ph.D. (Ortak yazarlar: Tracy Cassels,Sarah Ockwell-Smith, Wendy Middlemiss,John Hoffman,Kathleen Kendall-Tackett,Helen Stevens,James McKenna)
Çeviren:  Burcu Ertürk Teke
Düzeltmeler: Sena Gönüllü Yalçın , Arzu Yücekaya Bat, Seda Diri İlic

Yazarın izniyle çevrilmiştir.

1.BÖLÜM

NORMAL BEBEK UYKUSU:

BESLENME YÖNTEMİ VE GELİŞİMİ

“Bebeğim her saat başı beslenmek için uyanıyor.”

Küçük çocuğu olan ailelerin en çok kaygı duyduğu sorunların başında bebeklerinin uyku problemleri yer alıyor. Herhangi bir yeni ebeveyne sorun, birçoğu uykusuzluktan yakınacaktır. Çoğu da yaşadıklarının “normal” olmadığından ve çocuklarının düzeltilmesi gereken bir probleme sahip olduğundan endişe eder. Böylece kitapları tarayarak, aile ve arkadaşlarına ve hatta doktorlarına danışarak çocuklarının problemli uyku alışkanlıklarını nasıl düzelteceklerini bulmaya çalışırlar. Üstüne üstlük bu konuda muazzam bir kaygı duyarlar.

Çocuk uykusu hakkındaki yaygın ebeveyn kaygılarının bir parçası da ebeveynlere çocuğun uykusu konusunda endişe etmeleri gerektiğinin mütemadiyen söylendiği bir kültürde yaşamamız ve eğer çocukları yeterli uyumuyorsa bunun korkunç sonuçları olacağının söylenmesi nedeniyledir. Bir diğer problem ise yeni ebeveynlerin birçoğunun kendi çocuklarından önce hiç çocuklarla ilgili deneyim sahibi olmamaları ve bebeklerin uykusu söz konusu olduğunda gerçekten “normal” olan hakkında çok az fikre sahip olmalarıdır.

Normal uyku alışkanlıkları ile ilgili farkındalık kazandırmak ebeveynlerin stres ve kaygı düzeylerini hafifleterek tüm ailenin daha mutlu olmasını sağlayacaktır.

Normal olan nedir?

Uyku ile ilgili en sık karşılaşılan endişeleri, ebeveynlerin normal ve bebeklerinin gelişim süreçlerinin bir parçası olarak görmelerine yardımcı olacağı umuduyla seri başlıklar altında inceleyeceğiz.

“Bebeğim gece ve gündüz saat başı beslenmeye kalkıyor.”

Saat başı veya iki saatte bir, üç saatte bir olsun, ebeveynler genellikle bebeklerinin düzenli şekilde beslenmek için kalkmasından endişe duyarlar. Kültürümüzce dayatılan “gece boyu deliksiz uyku” kavramı düşünüldüğünde bu endişe şaşırtıcı değildir. Gece boyu deliksiz uyku biyolojik olarak normal değildir, özellikle de emzirilen bir bebek için.

Yeni doğduğunda bir bebeğin midesi sadece bir çay kaşığı kapasiteye sahiptir, yani bebek bu büyüme periyodunun gerektirdiği enerji ihtiyacını karşılayabilmek için çok sık bir şekilde beslenmeyi talep edecektir. Mide genişliği görece hızlı şekilde artıyor olsa da insan sütündeki yağ ve protein içeriği diğer memelilerin sütlerindekinden daha düşüktür, dolayısıyla bebekler daha sık beslenme gereksinimi duyarlar, bu da gece sık uyanmalarla sonuçlanır (Ball,2003;Ball,2009).

Bebeklerin gece ve gündüz açlık belirtilerine göre beslenmesi için tasarlanmış olan insan sütü, çok kolay ve hızlı bir şekilde sindirilir. Ancak genellikle başka memelilerin sütünden elde edilen–inek- formül sütün,   yağ oranı yüksektir ve içerdiği ilaveler dolayısıyla daha zor ve daha geç sindirilir. Bu bebeğin uykusunu etkileyebilir, doğal olmayan bir derin uykuya sebep olabilir (3.-4. evrelerde daha çok zaman harcanır)(Butte, Jensen, Moon, Glaze, & Frost Jr., 1992). Bu uyku evresinde uyanmak ve nefes duraklamalarını sonlandırmak özellikle uyanma güçlüğü çeken bebeklerde çok zordur. Dolayısıyla bebeğin yeterli oksijen muhafaza edebilme kapasitesinde potansiyel olarak düşüşe sebep olur. Buna rağmen formül süt kullanımı, ebeveynlerin toplamda daha çok uyumasına olanak sağlamaz (Doan, Gardiner,Gay & Lee, 2007).

Birincil enerji kaynağı anne sütü olan bir bebeğin çok sık bir şekilde emmek için uyanması, emzirme ilişkisinin devamlılığı için vazgeçilmezdir (Ball,2009). Bununla birlikte beslenme durumundan bağımsız olarak çoğu bebek gece boyunca düzenli olarak uyanır (Weinraub, Bender, Friedman, Susman, Knoke, Bradley, et al., 2012). Gece boyu uyanmak normal ve biyolojik olarak uyumlanmış bir süreçtir. Hatta ikinci yılda uykuların düzene girdiği sıklıkla raporlansa da, emen bebeklerde bu düzen farklılık gösterir.

Emziren anneler daha sık uyanıyor olabilirler ancak toplamda daha çok uyuduklarını raporlamışlardır. Örneğin; iki yıl boyunca emzirilen bebekleri inceleyen bir araştırmaya göre, bu bebekler birlikte uyuma ve tam zamanlı (uzatılmış) emzirmenin daha yaygın olduğu kültürlerdeki düzene paralel ikinci yılında da sıklıkla uyanmaya devam etmişlerdir. (Elias, Nicolson, Bora, & Johnston, 1986).

Gece uyanışları bebeği korumaya hizmet eder. Ebeveynleri ile birlikte uyuyan bebeklerde gece uyanışları daha yaygın olmakla beraber, bu uyanışlar ve aynı yatağı paylaşmak (güvenli şekilde yapıldığında) bebekleri ABÖS (Ani Bebek Ölümü Sendromu) riskine karşı korur. (Mosko, Richard, & McKenna, 1997; Mosko, Richard, McKenna, & Drummond, 1996). ABÖS’ün kritik periyodu 8. Aya kadar devam ederken (2.-3. Aylarda tavan yapar) gece uyanışları koruyucu etki yapmaktadır. Aslında tarih boyunca ve kültürler arası ebeveynliğe baktığımızda emzirme, beraber uyuma ve sık gece uyanmaları normal olandır ve diğer bebek uyku davranışları için ölçü kabul edilmelidir.

“Bebeğim gece boyu deliksiz uyuyordu, bu durum birden bitti.”

Hayal edin gece boyu düzenli bir şekilde bebeğinizi beslemeye ve uyutmaya kalkarken zamanla bunlar azalmaya başlamış. Sonra fark ediyorsunuz ki güzel ve uzun uykular uyumaya başlamışsınız. Bir seferde saatlerce uyku ve bu muhteşem! Fakat birden aynen geldiği gibi hızla gitmiş. Sizin muhteşem, gece boyu deliksiz uyuyan çocuğunuz birden tekrar uyanmaya başlamış. Bu deneyim, birçokları için gerçektir, bir şeyleri yanlış yaptığınız veya deliksiz uykuları geri getirmek için bir şeyler yapmanız gerektiği duygusu ile birlikte düş kırıklığı ve umutsuzluk yaratabilir.

Ancak gerçek şu ki siz hiçbir şey yapmadınız. Belirli bir süre deliksiz gece uykularından sonra tekrar gece uyanışları tamamen normaldir. Birçok çocuğun uykusu bu şekilde döngüler halinde devam eder. Uyku düzenlerini inceleyen araştırmacılar önceleri deliksiz uykular uyuyan 6-12 ay aralığındaki bebeklerde genellikle gece uyanışlarının aniden tekrar başladığını görmüşlerdir. (Scher, 1991; Scher, 2001). Aslında bir uzun dönemli araştırmaya göre de 3-42 ay aralığındaki çocukların gece uyanışları ve uyku süreleri bu süreçte istikrarlı değildir. (Scher, Epstein, & Tirosh, 2004).

Uyku düzenindeki değişime ne sebep oluyor? Muhtemelen her çocuğa özgü birçok farklı sebebi var. Bazıları için büyüme atağı veya diş çıkarma olabilir. Diğerleri zihinsel sıçramayı her zamankinden daha zor geçiriyor veya ayrılık anksiyetesi yaşıyor olabilir. Yeni yapılan bir araştırmaya göre emeklemeyi yeni öğrenen bebekler daha sık uyanıyorlar. Ve bazıları içinse asıl sebebi asla bilemeyebiliriz. Çocuklar büyüdükçe ve her biri bir sirkadiyen ritm oluşturduğunda farklı – bazıları ebeveynler için daha uygun -uyku döngüleri yaşayacaklardır. Bu değişimler sinir bozucu olsa dahi ebeveynler bunun normal olduğunun farkında olmalıdırlar. Umuyoruz ki bu değişikliklerin beklenen bir şey olduğunu bildiğinizde daha hazırlıklı olabilirsiniz veya en azından baş etmek zorunda kaldığınız uyku bölünmelerinize bir de kaygı yüklememiş olursunuz.

2. bölüm:

NORMAL BEBEK UYKUSU BÖLÜM 2

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.