İnsanlar nedense bebeklerin çok düzenli varlıklar olmalarını beklerler. Belli zamanlarda beslenir, belli zamanlarda uyur, kenara koyarsın sessizce durur… Bu beklentiyi yaratan nedir bilmiyorum ama birçoğumuzda olduğuna eminim. Ta ki o gün gelip çatıncaya kadar… Bebek doğar ve gün boyu kucaktan inmek istemez. Sürekli emmek ister. Yerine koyunca uyumaz, uyuyunca uyanmaz… Banyo yapmadan kaç gün dayanabileceğinizi, tuvaletinizi kaç saat tutabileceğinizi ya da kaç saat uykusuz kalabileceğinizi işte o zaman test etmiş olursunuz.

Sonra bebeğinizle birbirinizi tanıdıkça, düzensizliğin içinde bir düzen oturtursunuz. İyi kötü uyuduğu emdiği sakin durduğu saatler bellidir artık. Sonra bir gün gelir ve hop her şey başa sarar. Daha dün memenizde uyuyan çocuk o değildir sanki. Ne yapsanız uyumaz, ne deseniz susmaz, emmek istemez ya da deliler gibi emmek ister. Hiç uyumayan bir bebekse birden bire derin uykulara dalar. Uyanıp emmek istemez. Neler olduğuna anlam veremezsiniz.

Şu aşamada bütün annelerin aklına ilk gelen şey sütünün yetmediğidir. Bebek aç kaldığı için huzursuzdur, uyumuyordur. Memeler boşaldığı için reddediyordur veya hiç süt kalmadığı için sürekli emerek getirmeye çalışıyordur. Yaşadığınız durum hangisi olursa olsun suçlu kesinlikle bellidir ve o bebek kesin açtır.

Bebeğinizde bu tür değişimler olduğunda bir dakika durup nefes alın ve önce doyma kriterlerini gözden geçirin. Bebeğin ayına göre çişli/kakalı bezleri yeterli mi? Aylık gram alışları, baş ve boy gelişimi normal sınırlarda mı? Bunlar sağlanıyorsa rahatlayın, sütünüzle ilgili bir durum yok ve bebeğiniz aç değil.

Bebeğinizin hasta olduğunu düşündürecek belirtiler de yoksa ilk kontrol edeceğiniz şey bebeğinizin atak haftasında olup olmadığı olmalı.

Mental ve fiziksel olarak iki tip atak var. Hayatının ilk 18 ayında toplam 10 tane atak geçiriyor bebek ve hem bedensel hem zihinsel olarak çok hızlı gelişiyor. Sadece fiziksel olarak bile 6 ay civarında doğum kilosunun iki katına, 1 yaş civarında 2,5-3 katına ulaşıyor. İç organları aynı oranda büyüyor. Dolaşım ve sindirim sistemleri gelişmeye devam ediyor. Beyin gelişimi gün gün ilerliyor. Her mental atakta yeni bir zihinsel beceri kazanıyor.

Ataklar sizin için çok zorlayıcı, uykusuz ve stresli geçebilir. Ama unutmayın asıl zorluğu bebeğiniz yaşıyor ve bütün bu değişimlerle başa çıkabilecek, duygularını kontrol/regüle edebilecek veya anlamlandırabilecek gelişim seviyesinde değil henüz. Bu yüzden korktuğunda, şaşırdığında, sevindiğinde, üzüldüğünde, öfkelendiğinde, bedeninde değişimler hissettiğinde duygularını kontrol edebilmek için size ihtiyaç duyar. Bunu sizi emerek, kucağınızda durarak, sarılarak, dokunarak veya kendince başka bir şekilde yapabilir. Bu yüzden bebeğinizin özellikle kendini ifade edemediği bu yaşlarında, ihtiyaçları doğrultusunda taleplerini geri çevirmemeniz gelişimi için kritik önem taşır. Girdiği ağlama krizleri aslında kontrol edemediği bu duyguların bir yansımasıdır. O ağlarken sizin sakin kalmanız onun da sakinleşmesini sağlar. Bebeğiniz büyüdükçe yine bu duyguları nasıl kontrol edeceğini sizi izleyerek ve taklit ederek öğrenecek.

Peki bu ataklar hangi haftalarda gerçekleşir ve bebekte ne gibi değişiklikler olur?

Atak haftaları bebeğin doğması gereken (sat) tarihe göre hesaplanır. Ataklar 3-10 gün arası sürebilir. Bebeklerin atakta olduklarına dair verdikleri bazı işaretler vardır.

*Bebeğiniz normalden daha sık emmek isteyebilir veya çok güzel emerken emmeyi reddetmeye başlayabilir. Ek gıdaları reddedebilir, ya da ek gıdalara ilgisi artabilir.

*Sebepsiz yere huzursuz olabilir. Daha fazla ten teması ve kucak ihtiyacı olabilir. Sling/kanguru kullanmak bu dönemlerde kurtarıcı olacaktır.

*Çok fazla uyuyabilir, çok az uyuyabilir, gündüz uyuyup gece uyanık kalabilir. Gece uykusundan birden kalkıp sanki gündüzmüşçesine oyun oynamak isteyebilir. Ağlayarak uyanmalar olabilir. Geçici olduğunu bilerek sabırla yaklaşmak en iyi olacaktır.

*Size çok fazla yapışabilir, kimseye gitmek istemeyip sadece sürekli sizinle olmak isteyebilir. Gayet sakin bir bebekken agresifleşebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir